"أن تعطي" - Translation from Arabic to Turkish

    • vermelisin
        
    • vermek
        
    • vermeyi
        
    • verme
        
    • verebilir
        
    • ver
        
    • vermeli
        
    • verirsin
        
    • bırakmayı
        
    • verdikten
        
    • verir misin
        
    Ama hayata yeniden başlamak için kendine bir şans vermelisin. Open Subtitles ولكن عليك أن تعطي لنفسك فرصة لبدء العيش مرة اخرى.
    Bildiğim şey şu ki bu ada sana aradığın şeyi verebilir, ama sen de adaya bi'şey vermelisin. Open Subtitles ما أعرفه أن هذه الجزيرة ربما تعطك ما تبحث عنه، لكن يجب أن تعطي شيئاً لها.
    Ok, sert çocuk. Şimdi ufaklığa bir parça tavuk vermek istiyor musun? Open Subtitles حسناً أيها القوي، الآن، ألا تريد أن تعطي الصبي قطعة من الدجاج؟
    Çünkü o askini hapishaneden asla cikamayacak bir adama vermeyi secmisti. Open Subtitles لأنها اختارت أن تعطي حبها لرجل لن يخرج أبداً من السجن.
    Karar verme süreçlerine katkı koyarak, başarıyı artırabilirdi. TED يمكنها أن تعطي مصداقية لإتخاذ القرار، معطيةً زخماً للنجاح.
    Ally oğluna o Skramili şey için bir kaç kart verebilir. Open Subtitles ربما بوسع آلي أن تعطي ابنك بضع بطاقات فقط
    Aslında, model basitçe, herkese birer araba ver, her yere yol inşaa et ve herkese vardıkları yerde park edecek bir yer ver şeklindeydi. TED في الواقع، كان من النموذجي بالفعل، أن تعطي كل شخص سيارة، تبن طريق يصل بين كل شيء، وتمنح الناس مكاناً للمواقف عندما يصلون هناك.
    Bir zamanlar kalbi kırılmış kız o adama ikinci bir şans vermeli mi? Open Subtitles أيجب علي فتاة تحطم قلبها أن تعطي رجلا فرصة ثانية؟
    Belki de onu, silahı nasıl kullanacağını bilen birine vermelisin. Open Subtitles ربما يجب أن تعطي السلاح لمن يمكنه استخدامه
    Şimdi, eğer tamamen deli olmadığını göstermek istiyorsan uyarılarıma kulak vermelisin, tamam mı? Open Subtitles لذا إذا أردتي أن تعطي إنطباعاً بأنك لست مجنونه كلياً سوف تستمعين إلى نصيحتي هذه ،حسناً
    Valkür'ü başlatmak için emri vermelisin. Bu bizim tek... Open Subtitles سيدي يجب أن تعطي الأمر للبدء بعملية فالكري , هذا ـ ـ ـ
    Ayrıca öğretmenine bunlardan birini de vermelisin. Open Subtitles أنت يجب أن تعطي المعلم أيضاً واحد من هذه التعابير
    Peki suçlu bulmak istediğiniz kişilerin isim listesini muhbire vermek sizin usulünüz müdür? Open Subtitles وهل هي أيضاً ممارسة أن تعطي المخبر قائمة بالأشخاص الذين تريد إيجادهم مذنبين؟
    İşi topu alıp sonuna kadar götürecek birine vermek daha uygun geldi. Open Subtitles إنه من المنطقي أكثر أن تعطي هذا لشخص يحب أن يفعل ذلك
    Çünkü yazamam kötü ama yardım vermek iyidir. TED لأن عدم الكتابة شيء سيء، ولكن أن تعطي للجمعيات الخيرية فأمر جيد.
    Başkan olmayı ve bir kadına çiçek vermeyi aynı anda başarmayı. Open Subtitles أن تعطي ورداً لأمرأة وتكون رئيساً بنفس الوقت.
    Arada bir umut vermeyi denesen fena olmaz. Open Subtitles ربما يجب عليك أن تعطي الأمل للناس مرة كل فترة
    Mücadeleyi tamamlayın ve radyasyonlu kartınızı alıp seçtiğiniz herhangi bir yarışmacıya verme hakkını kazanın. Open Subtitles أنجز التحدي و ستكسب الحق في.. أن تعطي بطاقتك المشعة للاعب الذي تختاره..
    Sence annen Dennis Phillips'e özgeçmişimi verebilir mi? Open Subtitles أيمكنك أن تسأل والدتك أن تعطي سيرتي الذاتية لأعمل مع دينس فيليب؟
    YOL ver işareti, yolun sağından gelenlere yol verin anlamında. TED معنى الأولوية هو : عليك أن تعطي حق الطريق.
    Yine de yönetim kurulunuz... Sezar'ın hakkını Sezar'a vermeli. Open Subtitles لا يزال يجب على مجلس إدارتك أن تعطي الفضل لمن يستحقه
    Ya büyük jüriye Clay Bertrand'ın gerçek adını verirsin... ya da o şişko kıçınla kodesi boylarsın. Open Subtitles إما أن تعطي هيئة المحلفين الكبرى هوية كلاى برتراند الحقيقية أو ستذهب بدهونك خلف القضبان إلى السجن .. فهمتنى
    Adamıma telefon numaranı falan bırakmayı unutma. Open Subtitles أحرص أن تعطي لرجلي هنا رقم هاتفك وكل شيء.
    Emri verdikten sonra... fırlatma işlemine bir dakika kalacak. Open Subtitles لديك تقريبا دقيقة حتى تبدأ إشارة الإنطلاق بعد أن تعطي الأمر
    Jack geldiğinde bunları ona verir misin? Open Subtitles ميندي: يمكن أن تعطي هذه إلى جاك متى يجيء فيه؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more